ALTIN DAL NEDİR?

Altın Dal, mitolojide zeytin ağacıyla özdeşleştirilir. “Yaşam ağacı”, “ölmez ağaç”, “sıvı altın” ve “barış ağacı” gibi niteliklerle anılan zeytin, efsanelere konu olmuş kutsal bir ağaçtır.
M.Ö. 8. yüzyılda yaşamış Homeros’un İlyada destanında, zeytin ağacı barışın ve kutsallığın simgesi olarak yer alır. Rivayete göre, bir gün Homeros zeytin ağacının gölgesine oturur. Yaşlı bilgenin kulağına usulca fısıldayan ağaç şöyle der:
“Herkese aitim ve kimseye ait değilim.
Siz gelmeden önce de buradaydım; siz gittikten sonra da burada olacağım.”


Topraktan Dal’a, Daldan Sofraya…







Toprakla Başlayan Hikâye
Zeytin ağacı, kolay beğenmeyen bir dost gibidir.
Verimli, hafif kireçli ve suyu tutmayan toprakları sever. Ağaç dikilmeden önce toprağın dinlenmesi, havalandırılması, iyileştirilmesi gerekir.
Toprağı tanımadan, zeytini tanımak mümkün değildir.
Fidan Dikimi ve Bakımı
Genç bir fidan, sabırla büyütülür.
İlk yıllar, ağacın kök salma zamanıdır. Rüzgâr, soğuk ve kuraklıkla sınanır. Sulama, gübreleme ve koruma işlemleri dikkatle yapılır.
Bu yıllar, ağacın karakterini belirler.
Doğaya saygı gösterdiğinizde, o da size meyvesiyle karşılık verir.
Budama: Ağacın Nefes Alması
Zeytin ağacı her yıl meyve vermez; her yıl nefes almak ister.
Hasattan sonra, yani kış sonunda yapılan budama; ağacın sağlığını korur, güneşi içine almasına izin verir, genç sürgünlere yer açar.
Budama, ağaca bir söz vermektir:
“Seninle uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.”
Çiçeklenme ve Tozlaşma
İlkbahar geldiğinde, zeytin ağacı çiçeğe durur.
Minik beyaz çiçekler, gelecek meyvenin habercisidir.
Rüzgârla, böceklerle döllenme başlar. Bu dönem, ağacın en hassas zamanıdır.
Bir fırtına, bir don… Her şey o yılı etkileyebilir.
İşte doğayla iş birliği burada başlar.
Meyve Tutumu ve Gelişim
Tozlaşan çiçekler, yavaş yavaş meyveye dönüşür.
Zeytin taneleri aylarca büyür, güneşi içer, rüzgârı dinler.
Her bir tanenin içi, doğanın diliyle dolar.
Sulama, zararlılardan koruma ve destekleme işlemleri bu süreçte büyük önem taşır.
Hasat Zamanı: Emeğin Karşılığı
Sonbaharın ortasından itibaren, meyveler olgunlaşır.
Ne çok erken, ne çok geç…
Doğru hasat zamanı, zeytinyağının kalitesini belirler.
Elle toplama, ağaca zarar vermeden yapılan silkme işlemleri ve meyvenin hemen işlenmesi kaliteyi belirleyen adımlardır.
Hasat bizim için sadece bir iş değil, bir bayramdır.
Sıkım ve Soğuk İşlem
Toplanan zeytinler bekletilmeden sıkıma alınır.
Düşük sıcaklıkta yapılan soğuk sıkım işlemi, meyvenin doğal aromalarını ve besin değerlerini korur.
Zeytinyağımız, kimyasal işlem görmeden, sadece mekanik yöntemlerle elde edilir.
Dinlenme, Şişeleme ve Size Ulaşması
Elde edilen yağ, birkaç hafta dinlenmeye bırakılır. Tortular doğal yollarla çöker.
Ardından şişelenir, etiketlenir ve size ulaşır.
Sade, katkısız, doğallığını koruyan bir zeytinyağı…
Çünkü bizim hikâyemiz, toprakla kurulan gerçek bir bağa dayanır.

Altın Dal Zeytunyağı
"Her Damlasında Emeğin, Duaların ve Toprağın Kokusu Var"
1999 yılından bu yana, bize miras kalan değil; emanet edilen topraklarda yetiştiriyoruz zeytinlerimizi.Dedelerimizin, ninelerimizin ayak bastığı bu topraklarda; her hasat mevsimine bir dua ile, bir teşekkür ile başlıyoruz. Çünkü biz biliyoruz: Zeytin, sadece ağaçta yetişmez; sabırda, toprakta ve gönülde büyür.Altın Dal Zeytinyağı, her dalına özenle bakılan, her tanesi tek tek elle toplanan zeytinlerin eseridir. Ağacın gölgesinde yılların emeği vardır.Bir yıl boyunca güneşi, rüzgârı, toprağı dinleyerek olgunlaşan zeytinler; tam zamanında, usulca, incitmeden toplanır. Yağımız, soğuk sıkım, Tek ÇEKİM ve İŞLEMSİZ olarak, doğallığını kaybetmeden, hiçbir katkı maddesi olmadan şişelenir.
Ne katıyoruz içine?
Yalnızca doğa, zaman ve emeği.
Altın Dal, adını hak eden bir lezzettir.
Altın gibi kıymetli, dal gibi köklü bir hikâyenin özüdür.
İlk damlasını tattığınızda, sadece bir yağ değil;
bir yörenin ruhunu, bir neslin emeğini, bir toprağın duasını hissedeceksiniz.


Altın Dal Rüzgarı Datça'da Esti!
Ünlü Şefler, Lezzetin Kalbinde Altın Dal’ı Seçti
Bu yıl Datça Gastronomi Festivali, sadece yöresel tatları değil, kaliteyi de konuştu. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ünlü şefler, sofralarında Altın Dal Zeytinyağı’nı tercih etti.
Ege’nin bereketiyle harmanlanan yemekler, Altın Dal’ın eşsiz aromasıyla hayat buldu.
Festivalde damaklarda iz bırakan bu deneyim, Altın Dal’ın doğallığını ve saflığını bir kez daha kanıtladı. Şeflerin övgüyle bahsettiği bu özel lezzet, sadece bir zeytinyağı değil; bir yaşam tarzı.


"DOĞALLIĞIN RAPORU"
Altın Dal Kalitesi:
"Analizlerle Sabit"
Altın Dal Zeytinyağı olarak, her damlada doğallığı, emeği ve toprağın bereketini sunuyoruz. Ama biz sadece anlatmıyoruz; kalitemizi belgelerle, analizlerle kanıtlıyoruz.
Ürünlerimiz, bağımsız ve yetkili laboratuvarlar tarafından düzenli olarak test edilmekte; asit oranı, peroksit değeri, K270, K232 gibi tüm kimyasal analizleri ile değerlendirilmekte ve "Birinci Sınıf Natürel Sızma Zeytinyağı" standartlarını fazlasıyla karşılamaktadır.
Altın Dal Zeytinyağları, 1999'dan beri birinci sınıf kalite zeytinyağı ürünleri sunmaktadır. Misyonumuz, lezzet ve kaliteden ödün vermeden müşterilerimize en iyisini sunmaktır. Ürünlerimiz, yerel satıcılar, restoranlar ve son tüketiciler dahil olmak üzere geniş bir kitleye hitap etmektedir. Her damlası özenle seçilmiş zeytinyağı, sofralarınıza sağlık ve lezzet katmak için bekliyor.
Bu analiz sonuçlarını şeffaflıkla paylaşıyoruz çünkü size sunduğumuz zeytinyağının yalnızca lezzetiyle değil, içeriğiyle de güvenilir olmasını istiyoruz. Sizinle paylaştığımız laboratuvar raporları, zeytinyağımızın her açıdan doğallığını, saflığını ve yüksek kalitesini belgeliyor.
Altın Dal olarak, sofranıza sadece lezzet değil; bilinçli bir tercih, sağlıklı bir yaşam ve yılların emeğiyle süzülen bir güven sunuyoruz.




